Feeds:
Posts
Comments

Posts Tagged ‘Tasavvuf’

Pinhan” dedi Dürrü Baba. Sesi yaprak kımıldatmayan saba rüzgarı gibi doldu odanın içine. “Pinhan!” dedi çocuk üst üste üç kere. İlk kez bu ismi söylerken farkında olmadan el çırptı; omuzları sevinçle oynadı; yüzünde gonca güller açtı. İkinci kez söylerken duruldu, az evvelki taşkınlığından utandı. Üçünkü kez söylerken, ateş bastı dilini, damağını; dudaklarında buruk bir tat kaldı. Beti benzi kül kesildi. O zaman Dürri Baba, kollarını iki yana açıp, olan biteni izleyen dervişlere doğru dönerek, “Nicedir adını bekler dururdu. Velhasıl adı da onu. İşte bugün kavuştular birbilerine. Adı Pinhan olsun bundan böyle” dedi.

Ve bu şekilde akıp gidiyor kapak yazısı siyah bir fon üzerinde…mistik kokular saça saça. 1998 Mevlana Büyük Ödülünü alan Pinhan, Elif Şafak’ın ilk kitabıdır. Bir başlangıçtır. Şu günlerde etrafı kasıp kavuran “Aşk” gibi romanlarının temellerinin atıldığı sağlam bir zemindir Pinhan.

Elif Şafak’ın kitaplarında bir adam, bir kadın, bir olay, bir zaman, bir yer ve bunlara bağlı giriş, gelişme, sonuç aramak yersizdir. Çünkü kahramanlar birden fazladır ve her biri daha kahraman olmak için savaşır. Olaylar içiçe geçmiştir, birini diğerinden ayırırsanız yarım kalır bir yanınız. Zaman esnektir, geniştir, düz bir çizgide akıp gitmez hiçbir zaman. Sandığınız yer olduğunuz yer değildir, yer kavramı somutluğunu yitirir çoğu zaman. Ve kimi zaman bizim son diye addettiklerimizden Şafak büyük bir başlangıç yaratır. İşte böyle bir roman Pinhan. Bir dervişin derin mavi gözlerinin koca bir dünyaya bedel olduğunun, bir elma vesilesiyle başlayan bir tekke hayatının, hem fiziksel hem de ruhsal açıdan kendini bulmaya çalışan Pinhan’ın, ayrılıklar (farklılıklar, zıtlıklar) arasında bir bütünlük sağlamaya çalışan mahalle sakinlerinin, tasavvufun, gerçekliğin, gerçek olmayanın hikayesidir Pinhan. Elif Şafak kitaplarında izler bırakır bizlere, ipuçları sergiler sayfalar arasında, böylece adı yer almasa dahi bu kesin Elif Şafak romanı dedirtir bize.

İşte bu romanında da Mevlana’dan, Ömer Hayyam’dan yaptığı alıntılar, birbirinden farklı, güçlü ve bir o kadar da sıradışı karakterleri, hemen hemen bahsi geçen her bir kişinin ve meydana gelen her bir olayın er ya da geç birbirine bağlanması Şafak’ın parmak izleridir sayfalarda bıraktığı. Sonuç olarak, ben bu kitabı okurken çok keyif aldım. Zaman zaman kayboldum kitabın içinde, nerede olduğumu kestiremedim. Zaman zaman onlardan biri oldum akıp gittim her bir satırla birlikte. Özellikle Elif Şafak’ın tarzını seven, biraz da mistik öğelere, somutun soyutlandığı kitaplara meraklı olan herkese tavsiye edebileceğim bir kitap Pinhan.

Keyifli okumalar dilerim.

H

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~

I decided to make some changes in the way of my blogging, preferring to appeal to both Turkish and English readers, hence today i just introduced the first entry in Turkish which is a book review. I won’t go for the word for word translation; instead i will give a short summary what has been talked above.

Accordingly, in this entry i reviewed a book by one of my favourite Turkish writers Elif Shafak. The book “Pinhan” is her first book getting the Mevlana award for her. I consider this book as a baseline where she laid the foundation for her newly released and quite popular books such as “Aşk”.

In her books you cannot find only one hero, heroine or villain because everyone strives to be more hero or to be more villain, or you can’t easily decide which event is more significant, or you can’t simply determine  the main place and the time of the book, hence it is hard to find  a routine introduction, development and a finalization part, since Shafak likes to deduce new starts from the ends thus all these items (and many more) are just interwoven. And Pinhan is one of these books.

It is mainly about a person named Pinhan who enters a lodge to discover himself both physically and spiritually, then the chain of events starts. We are given the chance to closely observe the lives of lodge and dervish, to witness spiritual journeys within a self, we are introduced to a whole city where the citizens think that they are punished by God as some misbehaved among them, we are made to taste both the eartly and the heavenly love. We see the bad in good and the good in bad simply.

Main feature of the book is the diversifications and varieties within a whole maintained throughout the whole story as it is clear that Shafak likes to escape from standardizations. The book also carries the traces of sufism and has the footprints of Mevlana which are the main hints for Shafak literary style.

In short, Pinhan is quite an absorbing one where you can easily lose yourself and when you find out yourself again, you realize how far you take a step.

Have a nice read.

H

Advertisements

Read Full Post »