Feeds:
Posts
Comments

Posts Tagged ‘hatıralar’

Bugün canım Türkçe yazmak istedi. Hem de büyük bir şevkle. Hem de ne hakkında yazacağımı bilmeksizin. Sonra birden okuduğum kitaba takıldı gözlerim. Orhan Pamuk’un “İstanbul, Hatıralar ve Şehir” adlı kitabı. Henüz daha başlarında olmama rağmen her bir satırı ayrı bir çocukluk anımı çağrıştıran kitap resmen içime işledi. Tam da bu sırada televizyonda onca dizinin arasında bünyesinde barındırdığı ‘Osman’ karakteri ile herkesi ekrana bağlayan (ve bol bol ağlatan) yeni bir dizinin, ‘Öyle Bir Geçer Zaman Ki”, fragmanı başladı. Tabi benim anılar daha bir depreşti…

Klişedir ama küçük film kareleri belirdi gözlerimin önünde…Yediği ‘Halley’ ambalajlarını atmayıp biriktiren, sonra evcilik oynarken bu yaldızlı ambalajları ellerine kollarına sürtüp sim niyetine kullanan üç kuzen…Teyzesinin evinin demiryolunun yakınında olmasını nimet bilen ve gazoz kapağı, çivi, vs. ne bulurlarsa rayların üzerine yerleştirip bir sonraki trenin gelmesini dört gözle bekleyen üç kuzen daha…Annelerinin sıkı tembihlerine aldırmayıp en yüksek erik ağaçlarını seçip tırmanan ve patlayana kadar midelerini erikle dolduran iki arkadaş…Diz boyu yağan karı sevinç çığlıklarıyla karşılayan ve henüz paltoları annelerinin elindeyken lastik botlarını giyip sokağa fırlayan ve bu anı küçük bir fotoğraf karesiyle ölümsüzleştiren iki kız kardeş…Anneannesine ziyarete gittiği köyün temiz havasını bir türlü yeterli görmeyip dağ tepe tırmanıp en sonunda kaybolan iki kuzen…ve insana huzur veren daha nice çocukluk anıları…

Ne derler bilirsiniz…her şeye rağmen çocukluk güzel şey doğrusu 🙂

Note for my foreign readers: I just felt like writing this post in my mother tongue because it was about a trip down the memory lane (childhood memories) and these are best reflected in its own language i strongly believe 🙂

Advertisements

Read Full Post »